Öyle hızlı akıyor ki zaman… Kime sorsan bir koşuşturma içinde. Durmak, nefes almak, kendini dinlemek neredeyse unutulmuş bir lüks haline gelmiş. Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşı… Peki, bu telaş içinde neleri kaçırıyorsun, hiç düşündün mü? Yoğun bir günün ardından, bir gün daha bitti diye sevinirken aslında ömründen bir gün daha eksildiğinin farkına varıyor musun?
Bazen zaman su gibi akıp giderken bazen neden ağır ilerliyor? Hiç düşündün mü neden? Kendini dinlemeyeli, içine dönmeyeli, özüne sarılmayalı ne kadar oldu? Eğer kendine zaman ayırmazsan, içinde seninle konuşmaya çalışan seni duyamazsın. O, sana sürekli rehberlik ediyor ama sen onu dinlemiyorsun. Doğruyu söylediğinde ya da sana yol gösterdiğinde ona kulaklarını kapatma. İçindeki bilge seni uyardığında duy ve uyan derin uykundan.
Zaman hepimiz için ilerliyor. Onu tutamazsın, durduramazsın ve geriye alamazsın. Öyleyse mükemmel olma çabası neden? Sen mükemmel olmaya çalışırken zaman akmaya devam ediyor. Kendini sev, dinle, duy ve dur bir an. Nefes al, hisset ve sahip oldukların için şükret. Sahip olmadıkların için de şükret, çünkü her şey senin yolculuğunun bir parçası.
Hatırla, mükemmel olmadığında da değerlisin, özelsin. Yaradan seni her halinle ve her zaman seviyor. Mükemmel olmaya çalışarak harcama zamanını. Sen kendine döndükçe, kabule geçtikçe ve kendini sevdikçe zaman senin için kıymetlenecek. Ve işte o zaman, en mükemmel haline en yakın noktaya ulaşacaksın.
Sevgiler
Ayça FİLİZ
Eylül 2020
